Bu Blogda Ara

Fotoğrafım
Eskiden kanatlıydı dağlar.İstedikleri zaman uçar diledikleri yerlere konarlardı...... Toprak onların gidiş gelişlerinden öylesine sarsılıyor öylesine inliyordu ki Tanrı SUDRA toprağın haline acıdı ve dağların kanatlarını kesti; Kanatlar bulut oldu..... İşte bulutların dağlara koşması bundandır..... Kimbilir belkide senin bulutun çok yakınında yanıbaşındadır!!!

8 Haziran 2010 Salı

HER YAŞAM BENZER BİR DİĞERİNE




Her Yaşam Diğerine Benziyor!
Yaşamdan kazandığınız her şeyi, er ya da geç, yine ona verirsiniz. Son durakta, tüm bencilliği ile sarar sizi o minicik oda!


Her Yaşam Diğerine Benziyor!

Umutlarınızı, sevişlerinizi, mutluluklarınızı, ruhunuzun en temiz yanını, çocukluğunuzu alıp götürür sizden yaşam. Her ayıbınız koşarak kaçar. Tüm çıplaklığınızla orada kalırsınız.



Ben tutkularıma yenilmeyi öğrendiğimde, henüz 13 olmuştum. Aşkın yüzlerini görmüştüm sabah ezanlarında. Çiçeğe de aşık olunurmuş meğer, şiire de!
Sevdadan hiç vazgeçmeden geldim on sekizime! Artık büyüdüm, her şeyi biliyorum derken yedim ilk dost kazığını!

Yaş 25, evlendim! Kocam beni çok seviyor. Öyle mutluyum ki, dünya ne güzel bir yer, yaşamak ne güzel. Hani evlilik çok zordu? Evlenince insan değişiyordu?


Yaş 28, iki çocuğum oldu. Biri kız, biri oğlan! Özensiz, kendine bakmaya fırsat bulamayan, şişman bir kadın oldum. Kocam beni hala çok seviyor. Neden sevmesin ki? Evim hep tertemiz, gömlekleri ütülü, her zaman yemeğim ocakta, geç bile gelse kavga etmiyorum!

Yaş 32, çok bunalıyorum! Kocam beni ihmal etmeye başladı. Ama ben de biraz evham yapıyorum galiba. Yine de beni çok seviyor. Çocuklarla fazla zaman geçirdiğim için, ben de onunla fazla ilgilenmiyorum galiba!

Yaş 35, yolun yarısıymış! Henüz anlayamadım. Çocuklar okula başladı. Onları çok seviyorum. Dertleri de onlarla büyüyor.

Yaş 40, kocamı bir sarışınla yakaladım! Hem de bizim yatağımızda! ( Gerçi başka yatakta olsa ne fark eder acaba diye düşünüyorum?) Kocam beni hala çok…….

Boşandık! Kızı ben aldım. Şimdilik ikimiz mutluyuz ama oğlanı özlüyorum!

Yaş 44, özlemeyi öğrendim! Kızım artık beni sevmiyor, sürekli kavga ediyoruz. Eve geç geliyor. Babası oğlanı doldurmuş, bayramdan bayrama arıyor.

Yaş 47, yalnız yaşamak çok zor! Mahallenin gözü üzerimde, nafaka yetişmiyor. Karşı komşu, dul kadınım diye sürekli kapı deliğinden izliyor. Çalışmaya başladım, hatta İngilizce bile öğreniyorum.

Yaş 50, biriyle tanıştım! Zayıfladım, saçlarımı kestirdim, galiba aşık oldum, utanıyorum….Kızım evleniyor. Bana kalsa evlendirmem ama sürekli kavga ediyor. Kaç yaşına gelmişim, hala gözüm dışarıdaymış. Kendisi de bu yaşa gelince anlar diye umuyorum.

Yaş 52, mutluluğum için savaşmayı öğrendim. Bir torunum oldu.

Yaş 54, çocuklarım gelip benden özür dilediler. Artık her şeyi bana soruyorlar. Evlatlarımı ve torunumu çok seviyorum.

Yaş 56, arada bir kalbim sıkışıyor! Korkuyorum! Hala aynı adama aşığım. Demek gerçek aşkla insan yaşı biraz ilerleyince tanışıyor.

Yaş 60, dün gece birden her şey karardı! Biraz üşüyorum, galiba camı açık bıraktım ama yerimden kalkamıyorum.

Yaş….! Burada yaşın önemi yok. Tek bildiğim artık hayatla kavga etmiyorum. Sadece huzur ve kalbimde hala aşk var. İçimde garip bir his, adını koyamıyorum. Sesimi duyurabilseydim, boş şeyler için hayatınızı harcamayın, kavga etmeyin, kalp kırmayın derdim ama biliyorum duymayacaksınız. Neyse, geldiğinizde siz de anlarsınız, bekliyorum!
(severek takip ettiğim Candan Ünal yazıları)
link

Hayat işte böyle bir şey...yapılan güzel şeylerin, aşkların, sevmelerin, sevilmelerin karşılığını aldığımız gibi bazen de tam tersi olabiyor..
Yaşadığımız anları geri getiremediğimiz için keşkeler hayatımızda olmasın elimizden geldiğince kırgınlıklara, dargınlıklara, küsmelere zemin hazırlamamak bunları yaparkende hep ben hep ben ayakta tutuyorum ilişkileri diye düşünmemek aslında yapabilene tabi...

Hayatımızda yaşların önemi olmadan yaşayabilmek, seven sevilen olabilmek, hayatı boş şeylere kafa yorarak harcamak ve bunları anlamak için de  60 +.... yaşları beklemeyin...



sevgilerimle

17 yorum:

ŞANSLI dedi ki...

Her zaman anı yaşamak gerek.Yaş çok çabuk geçiyor,takılmamak lazım
Sevgiler:)

♥ Made By Mİne ♥ dedi ki...

benimde hayatımda cok keşkeler var..hele şu an dolu:(zaman..

Hande dedi ki...

Boş şeylere üzülmemek çok doğru. zaman hızla geçiyor, kendimiz gereksiz üzmek boşuna.

Pam dedi ki...

I understand you saying that life is very short, so be happy in each day you get. Life doesn't always turn out the way we want it to, but if we make the most of every day, it is OUR life. I enjoyed reading your post. Aloha! Pam @ Sallygoodin

GÖNÜL dedi ki...

merhaba çok beğendim beni çok duygulandırdı sevgiler

GÖNÜL dedi ki...

ŞEKER PERİSİ ÇOK GÜZEL BİR YAZI ÇOK DUYGULU SEVGİLER.....

!! Şekerperisi !! dedi ki...

evet şanslıcım anı yaşamak çok güzel ama zaman zaman bunu beceremiyoruz işte:(


minecim zaman her şeyin ilacı ama o zaman 50 den 60 tan sonra olmasa keşkelerle kendimizi üzmesek:(üzme canım sende kendini:)
öperimm...


Handecim insan bazen kendine söz geçiremiyor işte boş şeylere üzülüp duruyoruz:)


pam
Thanks for the comment kıss you:))


gönülcüm bende ilk okuduğumda çok beğenip duygulandım ve sizlerle paylaşmak istedim ..
insanlar 30 lu yaşları geçince daha da bir duygusal mı oluyor ne anlamadım?

http://belguzar anne.blogspot.com dedi ki...

merhaba sevgıler ıyı geceler

!! Şekerperisi !! dedi ki...

brlgüzarcım sanada sevgilerr benden...

O.K.A.- MAVİ TUTKU dedi ki...

Müthişti müthişşş...
Nasılda sarsıyor insanı.
sanırım bunu şimdi yeni yeni anlıyorum ben..çok güzel oldu bu yazı, çok teşekkür ederim bu paylaşım için.

!! Şekerperisi !! dedi ki...

MAVİ TUTKU teşekkür ederim yazıyı beğenmenize sevindim
sevgiler..

Noyumberry dedi ki...

Bacım çok güzel bir yazı paylaştığın için teşekkürler..
yaş dediğin nedirki hemen geçiyor..
yaşadığımız anın değerini çok iyi bilmeliyiz..Ablanda o yaşlara doğru gidiyor:( öptümm..

!! Şekerperisi !! dedi ki...

hepimiz gidiyoruz o yaşlara zamanı durdurabilseydik:) yaşlanma adına değil daha çok işler yapabilmek için
öptüm ablam...

http://belguzar anne.blogspot.com dedi ki...

merhaba canım yazıda çok duygulandım sınırlenıp televızyon ızlıye mıyorum nasıl bakacaklar suçsuz masum ınsanların yuzune merak edıyorum

NiLaY dedi ki...

yıllar gerçekten su gibi akıp gidiyor, ucundan tutup çekiştirmek yerine akış hızında maksimum mutluluğu yaşamaya çalışmak sanırım maharet :)

Bucanni dedi ki...

Harika bir yazı çok beğendim, her zaman dünü ve yarını düşünmekten bu günü kaçırıyoruz. Anı yaşamak mutlu olmak için yaşlanmayı beklememek lazım. Çok öpüyorum canım, ayrıca iyi dileklerin için teşekkürler,sevgiler...

!! Şekerperisi !! dedi ki...

Belgüzarcım bende hiç haberleri izlemek istemiyorum sinirlerim bozuluyor adalet inşallah bir gün yerini bulacaktır...


Nilaycım yıllar o kadar çabuk geçiyor ki o günü ve anı dolu dolu yaşamak gerek....


canım benim her anı güzel ve mutlulukla yaşamak en güzeli ama bizler bazen beceremiyoruz işte bunu...
çok öptüm canım bende güzel şeyler seninle olsun..